Ebru Çetin Profili

1665
Puan

Sorular
507

Cevap
202

  • 5 gün önce soruldu. Ders: Tarih.

    Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’dir.Osmanlı Handanlığının atası olan Osman Gazi Oğuzların   Bozok kolunun Kayı boyundandır.Türkiye Selçuklularının uç beyi Ertuğrul Gazi’nin oğlu olup, 1258 senesinde Söğüt’te doğdu. Küçük yaştan itibaren İslam ilimlerini öğrenen Osman Gazi, ayrıca mükemmel bir askeri talim ve terbiye gördü. 1277’de Anadolu’nun İslamlaştırılıp, Türkleşmesi faaliyetine katılan gönül sultanlarından ve ahilerden biri olan Şeyh Edebeli’nin kızı ile evlendi. Babası Ertuğrul Gazi’nin 1281’de vefatı üzerine bey seçilip iradeyi ele almıştır.

    1281’de, 23 yaşındayken Kayı Boyu’nun yönetimini üstlenen Osman Gazi, ata binmekte, kılıç kullanmakta ve savaşmaktaki becerisiyle ün kazanmıştır.

    Söğüt’te temelleri atılan, 600 yıl süreyle üç kıtada hüküm sürecek olan Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi, 1326’da Bursa’da Nikris (gut) hastalığından vefat etmiştir.

    • 51 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Ocak 5, 2017 soruldu. Ders: Biyoloji.

    Spermlerin hareket etmelerini ve beslenmelerini sağlayan seminal sıvıları üreten bezlerdir. Bunlar prostat bezi, seminal kesecik ve Cowper bezidir.

    Erkek üreme sistemindeki yardımcı bezler spermlerin hareketini kolaylaştıran ve beslenmesini sağlayan seminal sıvıyı oluşturur. Prostat bezinin hafif bazik olan sıvısı, spermlerin bulunduğu ortamın nötrleşmesini sağlar. Böylece prostat, spermin yumurtayı döllemesi için uygun bir ortam hazırlar. Prostat bezi idrar kesesinin altında üretrayı saracak şekilde yerleşmiştir. Spermin atılması sırasında prostatın etrafındaki kaslar istemsiz olarak kasılır ve spermi üretraya boşaltırken idrarın da üretraya geçişine engel olur. Böylece prostat bezi sperm ile idrarın aynı anda çıkmasını önlemiş olur.

    Seminifer tüplerde sperm oluşumunu sağlamak yardımcı bezlerin değil testislerin görevidir.Bu nedenle doğru cevap D ŞIKKI’dır.

    • 95 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Ocak 4, 2017 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Democritus (MÖ 400’lü yıllar) İlk kez atom kelimesini kullanmıştır. Democritus atoma atomos yani bölünemez  adını vermiştir. Atoma belli bir şekil düşünmemiştir . Atomu sadece tanecik olarak düşünmüştür.
    Dalton (1800’lü yıllar) Atom hakkında ilk bilimsel çalışmayı yapan  bilim adamıdır.  Dalton atomun sert, içi dolu küre şeklinde olduğunu söylemiştir.
    Thomson (1897) Atomun daha küçük parçacıklardan oluştuğunu bulan bilim adamıdır. Atomu üzümlü keke benzetmiştir. Thomson’a göre kek artı yüklü, üzümler ise eksi yüklü parçacıklardır. Yani elektronlar hareketsizdir.
    Rutherford (1912) Rutherford, Thomson’un teorisinde eksiklikler olduğu görüşündedir.Rutherford, elektronların çekirdek etrafında döndüğünü söylemiştir.Pozitif yüklü protonların da çekirdekte bulunduğunu belirtmiştir. Eksi yüklü elektronların artı yüklü çekirdeğe düşmemesi için hareketli olması gerektiğini söylemiştir.
    Bohr (1913) Elektronların çekirdeğin etrafında belirli kurallarla dolaştığını belirten bilim adamıdır. Katmanları bulmuştur.. Elektronların belirli katmanlarda bulunduğunu belirtmiştir.
    Modern Atom Teorisi (1930) Son görüşe göre atomda katman bulunmamaktadır. Bunun yerine  elektron bulutu denilen bir kavram getirilmiştir. Elektronların bulunma ihtimali olan geniş alanlara elektron bulutu denilmektedir. Modern atom teorisine göre elektronların çekirdek etrafındaki dönüşü bir lambanın etrafında dönen sineklere benzetilmiştir.

    i

    • 93 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Ocak 3, 2017 soruldu. Ders: Sosyoloji.

    Sorunuz açılmıyor.Anlayamadım.

    • 98 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Ocak 1, 2017 soruldu. Ders: Türk Edebiyatı.

    • 107 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Aralık 29, 2016 soruldu. Ders: Tarih.
    • Yavuz Sultan Selim’in İpek Yolu’nun  bölümü olan Van-Tebriz hattını ele geçirmek istemesi
    • Safevi Devletinin Anadolu’yu ele geçirmek istemesi, bu amaçla Anadolu’da Şiilik propagandası yapması,
    • Orta Asya’dan gelen Türklerin Osmanlı sınırlarına girmesini engellemesi ,bu durumun Balkanlardaki iskân politikasını olumsuz etkilemesi.
    • Şah İsmail‘in müridinin  isyan ederek sınır boylarını tahrip edip Tokat‘ı yakması ve Safevî Devleti‘nin Diyarbakır beylerbeyi nin Osmanlı’ya karşı meydan okur bir tavır takınması.[15]
    • Doğu Anadolu bölgesinde Akkoyunlu Devleti‘nin yıkılması üzerine doğan siyasi boşluktan ötürü bu bölgede ve Osmanlı İmparatorluğu‘nun sınır boylarında Safevî Devleti ve takipçileri arasında egemenlik çatışmalarının yaşanması ve buna bağlı olarak Osmanlı Devleti‘nin sınır güvenliğinin ortadan kalkması.
    • Safevî Devleti‘nin resmi mezhebi olan Şiilik‘in Osmanlılar için  ve tehlike olarak görülmesi.
    • Safevi Devleti‘nin; Memlükler,, Dulkadiroğulları ve Osmanlı Devleti’nin batıdaki düşmanlarıyla ittifak yapması.
    • Safevi Devleti‘nin, Yavuz’a isyan eden Şehzade Korkud ve Şehzade Ahmed’e destek vermesi.
    • Safevi Devleti‘nin, Osmanlı ülkesinden bilgi sızdırması.
    • Amasya civarında, Safevi Devleti’nin kışkırtmalarıyla Şahkulu İsyanı‘nın çıkması.
    • Yavuz Sultan Selim‘in İslam birliği düşüncesi.
    • Yavuz Sultan Selim’in doğuda kendisine rakip olabilecek bir düşman istememesi.
    • 114 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Aralık 28, 2016 soruldu. Ders: Coğrafya.
    • Cumhuriyet’in İlan Edilmesi (29 Ekim 1923)
    • Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü
    • Yeni Türk Harflerinin Kabulü
    • Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması
    • Türk Dil Kurumu’nun Kurulması
    • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
    • Saltanatın Kaldırılması
    • Şapka Kanunu’nun Kabulü
    • Miladi Takvimin Kabulü
    • Soyadı Kanunu’nun Kabulü
    • Türk Kadınına Seçme – Seçilme Hakkının Verilmesi
    • İstanbul Üniversitesi’nin Açılması
    • 136 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Aralık 26, 2016 soruldu. Ders: Biyoloji.

    İsmi daha çok heyecan verici ve korkutucu durumlarda anılan adrenalin, bir hormon türüdür ve böbrek üstü bezleri tarafından salgılanır. Tıp biliminde bu hormon, bronşları açma, devam eden kanamaları durdurma ve damarları daraltma gibi tıbbi işlemlerde de kullanılmaktadır.

    Kan şekerinin yükselmesine neden olan adrenalin hormonu, salgılandığında vücutta çok çeşitli etkileri görülmektedir. Bronş düz kaslarda gevşeme, kalp kası damarlarının genişlemesi, kan basıncının artış göstermesi, kalp kaslarının kasılma gücü, kalbin dakikadaki atım sayısı, karaciğerdeki glikojenolizin hızlanması sonucunda kan glikoz oranındaki ve metabolizma hızında meydana gelen artış, adrenalin hormonunun vücutta salgılandığı zaman oluşabilecek bazı etkilerdir.

    Böbrek üstü bezlerinin öz bölgesinde salgılanması sağlanan adrenalin hormonunun kontrolü, temel olarak beyin tarafından sağlanmaktadır. Travma, stres, şok ve aşırı şaşırma gibi  durumlarda bu hormon, beynin verdiği emirle kana çok yüksek bir oranda salgılanmaktadır. Bu durum ise, vücut açısından tehlikeli olabilmektedir. Çünkü kana karışan adrenalin hormonu, tansiyonun yükselmesine ve solunum ve kalp sayısındaki refleksif artışlara sebep olabilmektedir. Bu durum özellikle de tansiyon hastaları için tehlikeli bir durum oluşturmaktadır. Macera ve extrem olaylarda da salgılanan adrenalin hormonunun asıl görevi ise, organizmayı acil hareketlere hazırlamaktır. Bu hazırlama eylemi gerçekleşirken, hormon aynı zamanda vücutta, organizmada bazı işlemlerde bulunur. Bunlar, kanın iç organlardan ve deriden kaslara sevki, karaciğerde yer alan glikojenin glikoza dönüşmesi ve nabız artışıdır. Adrenalin tarafından sağlanan bu işlemlerin amacı ise, organizmaya acil olarak bir enerji kaynağı sağlamaktır.

    3291_adrenalin

    Stres, korku ve şok gibi durumlarda salgılanan bu hormonun bazı durumlarda, salgılanması çok üst düzeye çıkmaktadır. Bu durumlar ise, heyecan ve korku durumlarıdır. Bu durumlar yaşanırken, vücutta noradrenalin salgılanır ve organizmanın sakinleşmesi sağlanır. Yine bu sakinleşmenin yanında kan damarları genişler. Kan basıncının artması, kalp atış hızının artması, göz bebeklerinin büyümesi ve kan şekerinin yükselmesi, adrenalin salgılandığında oluşan diğer olaylardır. Bu hormonlar, salgılandığında organizma tehlikelere karşı dikkatli bir hale gelmektedir.

     

    • 160 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Aralık 26, 2016 soruldu. Ders: Tarih.

    Millî ekonominin kurulması amacıyla 17 Şubat 1923’te İzmir’de I. Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Ekonomiyi güçlendirmek için alınan kararlar Türkiye İktisat Kongresi’nin sonunda Misakıiktisadi (Ekonomi Andı) adıyla yayımlandı.

    Buna göre;

    • Hammaddesi yurt içinden temin edebilen sanayi dalları kurulmalıdır.
    • El işçiliği ve küçük imalattan süratle fabrikaya ve büyük işletmeye geçilmelidir.
    • Sanayi teşvik edilmelidir.
    • Demiryolu yapımına önem verilmelidir.
    • Devlet, özel sektör tarafından gerçekleştirilemeyen yatırımlara öncülük edecektir.
    • Yerli malı kullanımı ve tasarrufa özen gösterilmelidir.
    • İşletmelere kredi sağlayacak bankalar kurulmalıdır.
    • 143 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Aralık 24, 2016 soruldu. Ders: Coğrafya.

    21 Haziran günü güneş ışınları, Kuzey Yarım Küre’de yer alan Yengeç Dönencesi’ne dik olarak düşer. Yengeç Dönencesi, Ekvator’un 23° 27′ kuzeyindeki özel enlemin adıdır. Bu enlem, Kuzey Yarım Küre’de güneş ışınlarının dik düştüğü yerlerin kuzey sınırıdır. Aydınlanma çem­beri Kuzey Kutup çemberinin içini aydınlık, Güney Kutup çemberinin içini karanlık bırakacak biçimde, kutup çemberlerine teğet olur.

    21 Aralık günü güneş ışınları, Güney Yarım Küre’de yer alan Oğlak Dönencesi’ne dik olarak düşer . Oğlak Dönencesi, Ekavator’un 23° 27′ güneyindeki özel enlemin adıdır. Bu enlem, Güney Yarım Küre’de güneş ışınlarının dik düştüğü yerlerin güney sınırıdır. Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup çemberinin içini karanlık, Güney Kutup çemberinin içini aydınlık bırakacak biçimde, kutup çemberlerine teğet olur.

    • 141 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan