Eylem Tutar Profili

1731
Puan

Sorular
42

Cevap
526

  • 20 saat önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    MERİDYEN(BOYLAM):Bir kutuptan diğer kutba ulaşan, paralelleri dik açıyla kesen hayali yarım çemberlere ‘meridyen’ denir.Meridyenlerin başlangıç meridyenine yani Greenwich’e olan uzaklığının açı cinsinden  değerine ise ‘boylam’ denir.Meridyen ve boylam birbirinin yerine kullanılırlar.

    MERİDYENİN ÖZELLİKLERİ:

    1.Başlangıç meridyeni Londra’daki Greenwich Rasathanesi’nden geçen meridyen ‘başlangıç meridyeni(0 derece) dir.

    2.Başlangıç meridyeninin 180 doğusunda 180 batısında olmak üzere toplam 360 meridyen vardır.

    3.İki meridyen arası uzaklığa ‘boylam derecesi’ denir.

    4.Bütün meridyenlerin boyları birbirine eşittir.

    5.Ekvator üzerinde iki meridyen arası uzaklık 111 km’dir.Kutuplara gidildikçe bu uzaklık azalır.

    6.Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların yerel saatleri aynıdır.

    7.Meridyen dereceleri Greenwich’ten doğuya ve batıya doğru gidildikçe büyür.

    8.Meridyenler kuzey-güney doğrultusunda uzanır.

    9.Bütün meridyenler kutuplarda birleşirler.

    10.Meridyenler bir paralel boyunca birbirinden eşit uzaklıkta bulunurlar.

    11.Ardışık iki meridyen arasındaki yerel saat farkı 4 dakikadır.

    • 13 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 21 saat önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    PARALEL(ENLEM):Ekvatora paralel olarak çizildiği varsayılan hayali çemberlere  ‘paralel’ denir.Paralel çemberlerinin başlangıç paraleline yani Ekvatora olan uzaklığının açı cinsinden değerine ise ‘enlem’ denir.Enlem ve paralel birbirinin yerine kullanılır.

    PARALELİN ÖZELLİKLERİ:

    1.Başlangıç paraleli Ekvator’dur.

    2.En büyük paralel dairesi Ekvator’dur.

    3.Ekvatorun 90 kuzeyinde, 90 da güneyinde olmak üzere toplam 180 tane paralel  bulunur.

    4.Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe paralellerin boyları kısalır fakat paralel numaraları büyür.

    5.İki paralel arası uzaklığa bir enlem derecesi denir.

    6.90 derece paralelleri nokta halindedir.

    7.Paraleller birbirleriyle kesişmez ve birleşmezler.

    8.Paraleller doğu-batı doğrultusunda uzanırlar.

    9.Ardışık İki paralel arası yaklaşık 111 km’dir.

    10.Ekvator ile dönenceler arasında kalan enlemlere ”alçak enlemler”, dönencelerle kutup daireleri arasında kalan enlemlere ”orta enlemler”, kutup daireleri ile kutup noktaları arasındaki enlemlere ”yüksek enlemler ”denir.

    • 15 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 24 saat önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    1.Milli kültürümüzün temelleri olan dilimizi ve tarihimizi bilim metotlarına göre incelemek

    2.Dil ve Tarih alanlarında gerçek değerlerimizi belirtmek.

    3.Milli varlığımız ve kültürümüz hakkındaki yeni verileri milletler arası bilim değerinde aydınlatmak ve ilerletmek.

    4.Atatürk’ün yüksek uygarlık idealini gerçekleştirmek isteği.

    5.Özgüveni yüksek ve başarılı bireyler yetiştirmek.

    6.Düşünme gücüne katkı için, evrensel boyutlarda düşünce ve bilgi üretmek.

    7.Milli bilincimizi ve Türk dilini geliştirmek

    8.Estetik ve kültürel değerlerimizi güçlendirmek.

    • 23 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 2 gün önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    NÜFUS ARTIŞININ NEDENLERİ:

    1.Doğum oranının fazlalığı

    2.Bebek ölüm oranının azlığı

    3.Sağlık koşullarının düzelmesi

    4.Sağlıklı beslenme şartlarının oluşturulması

    5.Dış ülkelerden ülkemize olan göçler

    6.Bölgeler arası ekonomik şartların iyileştirilmesi

    7.Ulaşımın gelişmesi

    8.Savaşların azalması

    9.Salgın hastalıklarla mücadelenin gelişmesi

    10.Ekonomik ve kültürel değişimler.

    • 17 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 2 gün önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    NÜFUS:Sınırları belirli herhangi bir yerde (bölge,ülke,alan) belirli bir tarihte yaşayan insan sayısına’nüfus’ denir.Nüfus birçok etkene bağlı olarak değiştiğinden dolayı  nüfusu belli bir aralıkta incelemek gerekir.

    AKTİF NÜFUS:Üretim faaliyetinde  aktif olarak yeralan, üretmeye ve çalışmaya gücü yeten insanlardan oluşan nüfustur.

    AKTİF OLMAYAN NÜFUS:Üretme çağına gelmemiş küçük yaştaki bireyler ile çalışma ve üretme yeteneğini yitirmiş insanlardan oluşan nüfustur.

    KIRSAL NÜFUS:Nüfusu 10.000’den az olan yerleşim yerlerindeki insan topluluğuna  denir.

    KENTSEL NÜFUS:Nüfusu 10.000’in üzerindeki yerleşim yerlerindeki insan topluluğuna denir.

    • 20 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 3 gün önce soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    DOĞAL  (FİZİKİ) FAKTÖRLER:

    1.YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:Ülkemiz ortalama yükseltisi fazla olan bir ülkedir.Yükselti batıdan doğuya doğru gidildikçe artar.Ülkemizde yükselti arttıkça nüfus seyrekleşir.Bunun nedeni yüksek ve engebeli alanlarda  ulaşımın zor ekonomik faaliyet  alanlarının kısıtlı olmasıdır.Ülkemiz nüfusunun %85’inden fazlası ova ve plato gibi düzlük alanlarda toplanmıştır.Nüfusumuzun dağılışı üzerinde yeryüzü şekillerine bağlı olarak etkili olan faktörler” yükselti,eğim, bakı ve dağların uzanış yönüdür.”

    2.İKLİM:Ülkemizde ılıman iklime sahip ve yeterli yağış alan bölgeler sık nüfusluyken, karasal iklime sahip alanlar daha seyrek nüfusa sahiptir.

    3.BİTKİ ÖRTÜSÜ:Ormanların sık olduğu ve geniş alanlara yayıldığı yerlerde yerleşim yeri kurma ve tarım yapma imkanı azdır.Bu yüzden ormanlık alanlar seyrek nüfusludur.

    4.TOPRAK VERİMLİLİĞİ:Ülkemizde verimli toprakların bulunduğu ovaların nüfus yoğunluğu oldukça fazladır.Tarıma elverişsiz alanlar ise seyrek nüfusludur.Örnek, Taşeli Platosu, Tuz Gölü çevresi seyrek nüfusludur.

    5.SU KAYNAKLARI:Ülkemizde akarsu boylarının  ve yeraltı sularının  zengin olduğu alanların  nüfusu daha sıktır.

    • 35 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 4 gün önce soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    1.NİCELİKSEL TAT ALMA BOZUKLUKLARI:

    1.Tat alma fonksiyonunda artış

    2.Tat alma fonksiyonunda azalma,

    3.Tat alma fonksiyonunu tamamen kaybetme.

    2.NİTELİKSEL TAT ALMA BOZUKLUKLARI:

    1.Tatları olduğundan farklı algılama.

    2.Olmayan hayali tatlar algılama.

    3.Tatları kötü tat olarak algılama.

    Dil iltihabı ve bakterilerin dilde sebep olduğu hastalıklarda da tat alamama durumu olabilir.

    • 29 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 4 gün önce soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Göz kusurları doğuştan gelen göz kusurları ve sonradan olan göz kusurları olarak 2’ye ayrılır:

    1.DOĞUŞTAN GELEN GÖZ KUSURLARI:

    .RENK KÖRLÜĞÜ(DALTONİZM):Genellikle kırmızı ve yeşil renklerin birbirinden ayırt edilemediği göz kusurudur.Kalıtsal bir hastalıktır ve tedavisi yoktur.

    .ŞAŞILIK:Göz kaslarının uyumsuz çalışmasıdır, gözlük veya ameliyatla düzeltilebilir.

    SONRADAN OLAN GÖZ KUSURLARI:

    .MİYOP:Uzağı iyi görememektir.Miyop olanlar, yakını iyi görürler. Görüntü sarı lekenin önünde oluşur.Miyop göz kusuru olanlarda kalın kenarlı mercekten yapılmış gözlükler veya  lensler kullanılır.

    .HİPERMETROP:Yakını iyi görememektir.Hipermetrop olanlar uzağı iyi görürler.Görüntü sarı lekenin arkasında oluşur.Hipermetrop göz kusuru olanlarda,ince kenarlı mercekten yapılmış gözlükler veya lensler kullanılır.

    ASTİGMAT:Göz merceği yüzeyinin pürüzlenmesi ya da korneanın kavislenmesi sonucunda oluşur.Cisimler şekli bozuk veya  bulanık görülür.Silindirik mercek kullanılarak düzeltilir.

    .KATARAKT:Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle oluşur.Görüntü net değildir.Genellikle yaşlılarda görülür.Ameliyatla düzeltilir.

    .PRESBİTLİK:Yaşlılarda yakını görmeme hastalığıdır.Göz merceğinin sertleşerek esnekliğini kaybetmesidir.İnce kenarlı mercekle düzeltilir.

    • 29 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • 6 gün önce soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Tat alma olayının gerçekleşmesi için:

    1.Besinlerin tükrükte ya da suda çözünmesi gerekir.

    2.Tükrükte çözünen besinler, tat alma tomurcuklarındaki almaçları uyarır.

    3.Almaçlar,aldıkları uyarıları tat alma sinirlerine iletir.

    4.Tat alma sinirleri beyindeki tat alma merkezini uyarır ve beyin tadı algılar.

    • 25 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
  • 6 gün önce soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Tat alma olayının gerçekleşmesi için:

    1.Besinlerin tükrükte ya da suda çözünmesi gerekir.

    2.Tükrükte çözünen besinler, tat alma tomurcuklarındaki almaçları uyarır.

    3.Almaçlar,aldıkları uyarıları tat alma sinirlerine iletir.

    4.Tat alma sinirleri beyindeki tat alma merkezini uyarır ve beyin tadı algılar.

    • 25 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan