Eylem Tutar Profili

1512
Puan

Sorular
1

Cevap
480

  • Tarih: Temmuz 4, 2016 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Sinir sistemi, diğer sistemlerin bir bütün içinde denge­li olarak çalışmasını ve birbiriyle olan ilişkilerini düzenler.

    Konuşmak, acıkmak, yürümek, yazı yazmak, koşmak gibi birçok işi gün boyunca gerçekleştirirsiniz. Vücudunuzda bu işlerin birbiriyle ilişkisini düzenleyen sistem, sinir sisteminizdir. Sinir sisteminizin bu işleri gerçekleştirebilmesi için vücudunuzun her yerine ulaşması gerekir. Bu yüzden sinir sistemi, vücudu bir ağ gibi sarar. Sinir sistemi çok sayıda sinirden oluşur. Sinirleri, sinir hücresi meydana getirir.

    Sinir sistemi, merkezî ve çevresel sinir sistemi olmak üzere iki bölüme ayrılır. Merkezî sinir sistemi beyin ve omu­riliktir.

    Beyin, sinir sisteminin en karmaşık organıdır. Çok sayıda sinir hücresinden oluşur. Vücudunuzun öğrenme, hafıza ve yönetim merkezidir.
    Duyu organlarından gelen bilgilerin değerlendirilmesi, hareketlerin sağlanması, yaşam olaylarının düzenlenmesi, kan basıncının ve vücut sıcaklığının ayarlanması gibi olayların düzenlenmesi beyin tarafından gerçekleştirilir. Beyincik ve omurilik soğanı beynin bölümlerindendir.

    Beyincik, vücudun hareket ve denge merkezidir. Vücudun dik durmasını, dengeyi, iskelet sistemine ait kasların düzenli çalışmasını sağlayan bir merkezdir.

    Omurilik soğanı, solunum, sindirim, dolaşım, üreme, boşaltım gibi olayları düzen­ler. Nefes alma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma ve kusma gibi olayları kontrol eder.

    Merkezî sinir sisteminin diğer bölümü omuriliktir. Omuriliğin iki önemli görevi vardır. Birincisi refleks merkezi olarak rol oynamak, İkincisi ise sinirsel mesajları diğer bölgelere iletmek veya buralardan mesaj almak.

    Merkezî sinir sistemi dışında yer alan milyonlarca sinir, çevresel sinir sistemini oluşturur. Çevre­sel sinir sistemi, merkezî sinir sistemi ile organlar arasındaki iletişimi sağlar. Sinirlerin en küçük yapı birimi, sinir hücreleridir.

    Sinirler beyin ve omurilikten çıkarak vücudunuzun her yerine dağılır. Sinirler, vücudunuzdan ve çevreden aldıkları bilgileri elektrik sinyalleri şeklinde beyninize ve omuriliğinize iletir. Beyniniz, gelen bilgiyi değerlendirerek cevap oluşturur ve oluşturulan cevap, yapı ve organlara sinirler aracılığı ile iletilir.

    Sinirlerin mesajları iletme özelliği sayesinde çevrenizde ve vücudunuzda oluşan değişimler hak­kında hızlı bir şekilde bilgi edinmiş olursunuz. Bu şekilde vücudunuzun farklı kısımları düzenli ve birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışır.

    Kaynak:ADA Fen7 Ders Kitabı

    • 450 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Temmuz 4, 2016 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Vücudunuzda dolaşan kanınız çeşitli maddeleri belirli oranda taşımalıdır. Bunun belli bir sınırı vardır. Vücudun iç düzeninin korunması için kan içindeki atık maddelerin vücuttan atılması gerekir. Bu atık maddeler, vücuttaki hücrelerden kan yoluyla toplanır. Kanın, bunlardan arınmasını sağlayan sistem boşaltım sistemidir. Boşaltım sistemi kanın atık maddelerden arınmasını sağlar.

    Boşaltım sis­temini oluşturan yapı ve organlar ile bunların görevleri;

    Böbrekler:       Vücu­dumuzdaki çeşitli atık maddeleri kanımızdan süzer. Süzülmeden sonra kalan tuzun ve suyun fazlası ile üre, idrarı oluşturur. Böb­rekler, oluşan idrarın vücuttan uzaklaştı­rılması için gerekli yapılara ulaştırılması­nı sağlayan boşaltım organıdır.

    Böbrek atardama­rı: Böbreğe kan geti­ren ve boşaltım mad­delerinin en fazla oldu­ğu damardır.

    Böbrek toplarda­marı: Böbrekte süzü­len kanı taşıdığı için boşaltım maddele­rinin en düşük olduğu damardır.

    İdrar borusu (üreter): Böbreklerde sü­zülen idrarı, idrar ke­sesine taşıyan boru- cuklardır.

    İdrar kesesi: İdrar borusundan gelen id­rarın toplandığı kese­dir.

    İdrar kanalı (üretra): İdrarın dışarı atıl­dığı kanaldır.

    Kaynak:ADA Fen7 Ders Kitabı

    • 568 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Temmuz 4, 2016 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Sigara, vücudun her kısmına zarar verdiği gibi sindirim sistemi üzerinde de pek çok zararlı etkileri vardır. Öncelikle tükürük salgısının azalmasına neden olur. Beraberinde yemek borusu ve mide arasındaki kaslarda gevşeme ve buna bağlı olarak da mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasma ve mide asidi ile yemek borusunun yanmasına neden olur ya da zemini hazırlar. Bu hastalık reflü olarak da bilinmektedir.

    Sigaranın rol aldığı sindirim sistemi hastalıkları;

    • Reflü,
    • Peptik ülser hastakğı,
    • Iltihabi bağırsak hastakğı,
    • Yemek borusu kanseri,
    • Pankreas kanseri,
    • Karaciğer kanseridir.

    Yapılan araştırma sonuçlarına göre bu hastalıkların ortaya çıkmasında siga­ranın büyük bir rolünün olduğu görülmektedir. Yine bu hastalıklara yakalanmış hastalarda sigaranın bırakılması hastalığı olumlu yönde etkilemektedir.

    Sigara ve kanser ilişkisi günümüzde çok iyi bilinmektedir. Tüm kanser vakalarının 3’te 1’inin nedeni sigaradır. Sigaranın bırakılması ile bu riskler hızlı bir şekilde azalmaktadır. Bu nedenle sağlığınız için en iyi şey sigara içmemektir.

    Kaynak: www.dumansizhayat.org/mide.htm/

    Kaynak:ADA Fen7 Ders Kitabı

    • 506 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Temmuz 4, 2016 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Sindirim sistemindeki yapı ve organlar: Ağız, Yutak, Yemek borusu, Mide, İnce bağırsak, Kalın bağırsak, Anüs

    Sindirime yardımcı organlar: Karaciğer, Pankreas

    Karaciğer: Vücudun en büyük organıdır. Safra adı verien bir salgı üretir. Gerektiğinde safra salgısını bir kanal yoluyla yağların fiziksel (mekanik) sindirimini gerçekleştirmek üzere ince bağırsağa gönderir.

    Pankreas: Sindirim borusuna bağlı bir organdır. Kar­bonhidratların, protein­lerin ve yağların kimya­sal sindirimini gerçek­leştiren öz suyu salgılar.

    Kaynak:ADA Fen7 Ders Kitabı

    • 480 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Temmuz 4, 2016 soruldu. Ders: Fen ve Teknoloji.

    Yediğiniz besinler hücrelere geçebilecek duruma gelebilmek için bir dizi işlemden geçer. Buna sindirim adı verilir. Sindirim sırasında büyük moleküllü besin içerikleri, hücrelerin kullanılabileceği kadar küçük moleküllere dönüşür. Besinlerin küçük moleküllere ayrılması için sindirim sisteminin bazı bölümlerinin özel yapı kazanmış olması gerekir. Bu bölümler, besinleri fiziksel ve kimyasal olarak değişikliğe uğratacak özelliklere sahiptir. Besinlerin fiziksel olarak küçük parçalara ayrılması fiziksel (mekanik) sindirimdir. Bazı salgılar yardımıyla besinlerin parçalanmasıysa kimyasal sindirimdir. Bu salgılar enzim olarak adlandırılır. Enzimler, büyük moleküllü besin içeriklerini küçük moleküllere dönüştürür. Besinler sindirim sistemi­nin değişik bölümlerinde kimyasal ve fiziksel sindirim sayesinde parçalanır. 

    Sindirim sistemi iki ucu açık bir boru gibidir. Ağızla başlayıp anüsle sonlanan bu sistemin bölümlerini ve görevlerini aşağıdaki şekilde bulabilirsiniz.

    RE: Sindirim sistemini oluşturan yapı ve organlar

    1. Ağız: Sindirim siste­minin başlangıç organıdır. Ağızda dil, dişler ve tükü­rük bezleri bulunur. Besinler burada parçalanmaya baş­lar. Karbonhidratın kimyasal sindirimi ağızda başlar.

    2. Yutak: Ağız ve burun boşluğu ile yemek ve soluk borusunun birleştiği bir kav­şak gibidir. Besinlerin ağız­dan yemek borusuna iletil­mesini sağlar.

    3. Yemek borusu: Yutak­tan gelen besinlerin mideye ulaşmasını sağlar. Yapısın­da bulunan kaslar yardımıyla besinleri mideye ulaştırır.

    4. Mide: Sindirim sistemin­de mide üstten yemek boru­suna alttan on iki parmak bağırsağına bağlıdır. Yapı­sının kaslı olması besinle­rin burada çalkalanarak çor­ba hâline gelmesini sağlar. Proteinlerin kimyasal sindiri­mi midede başlar.

    5. İnce bağırsak: Mide­den bağırsağa geçen besin­lerin en küçük birimlerine kadar ayrılıp kana geçtiği yer ince bağırsaktır. Sindirim sisteminin en uzun bölümü­dür. İç yüzeyinde parmağa benzeyen çok sayıda girinti ve çıkıntı (villuslar) bulunur. Sindirilmiş besinler buradan kana geçer. Yağların kimya­sal sindirimi burada başlar. Yağların, karbonhidratla­rın ve proteinlerin sindirimi tamamlanır.

    6. Kalın bağırsak: İnce bağırsaktan sonra başlayıp anüste biten kısımdır. İnce bağırsak gibi uzun değildir. Ayrıca girinti ve çıkıntılar da yoktur. İnce bağırsak­tan gelen besinler içerisinde kalan su, kalın bağırsakta emilerek kana geçer. Besin maddelerinin hücrelere geçe­cek kadar parçalanmayan bölümleri atık madde ola­rak sindirim sisteminin son bölümü olan anüse gönde­rilir. Ayrıca kalın bağırsakta bulunan bir kısım bakteriler de çeşitli vitaminler üreterek beslenmeye katkıda bulunur.

    7. Anüs: Besin maddelerinin vücut tarafından kullanılmayan bölümü anüs yoluyla atık mad­de olarak vücuttan uzaklaştırılır.

     

    Kaynak:ADA Fen7 Ders Kitabı

    • 1597 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Haziran 7, 2016 soruldu. Ders: Genel Sorular.

    Aşağıdaki listeyi buldum internetten. Kendine uygun olanlarını seç. (Amma çok eşya varmış…)

    Kimlik, Pasaport, Ehliyet
    Kredi Kartları, Banka Kartları, Club Kartları
    Otobus / Uçak Biletleri
    Adres / Telefon Listesi
    Kıyafetler
    Ayakkabı / Bot / Çizme / Spor Ayakabı
    Terlik
    İç Çamaşırı
    Şort / Mayo / Bikini
    Gece Elbisesi / Takım Elbise
    Günlük Kıyafetler ( Pantolon ,Gömlek, Ceket, Etek, Bluz, Tişort, S>Shirt .. vs… )
    Gecelik / Pijama
    Çorap
    Şapka, Eşarp,
    Eşofman
    Diş Fırçası, Diş Macunu
    Deodorant, Parfüm,
    Şampuan, Duş Jeli, Duş Lifi
    Kremler…
    Güneş Kremi,
    Bakım Kremleri
    Jöle, Saç Spreyi
    Islak Mendil
    Tıraş Malzemeleri
    Epilasyon Malzemeleri
    Tırnak Makası
    Tarak, Fırça, Toka
    Saç Kurutma Makinesi
    Ruj, Oje vb..
    Pudra
    Havlu, Plaj Havlusu
    Yağmurluk, Şemsiye
    Takılarınız
    Cep telefonu Şarj Cihazı
    İlaçlarınız
    Güneş Gözlüğü
    Dikiş Seti
    Lens ve Ekipmanları
    Kulak Tıkacı
    Yara Bandı
    Müzik Çalarınız, Cd. Vs..
    Video Kamera, Yedek Kaset, Batarya / Pil
    Fotoğraf Makinesi, Yedek Film, Yedek Hafıza, Batarya / Pil
    Kitap, Dergi, Ajanda, Kalem
    Harita
    Dizüstü Bilgisayarı, ekipmanı
    Sivrisinek Kovucu
    Pusula
    Fener, Kibrit, Çakmak
    Çakı

     

    Çocuğumuz için

    Kıyafetleri
    Biberon
    Emzik
    Çocuk Bezi
    Bakım Kremleri, Pişik Kremdi
    Mama
    Oyuncakları, Kitapları
    İç Çamaşırı
    İlaçlar, Vitaminler
    Önlük
    Şampuan

    Bu cevap tarafından kabul edildi SelinMutlu2007. Tarih: Haziran 18, 2016 Kazanılan 15 puan.

    • 407 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Mayıs 11, 2016 soruldu. Ders: Fizik.

    Güneş sisteminin ilk gezegeni: Merkür

    Güneş sisteminin son gezegeni: Neptün

    • 495 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Mayıs 11, 2016 soruldu. Ders: Matematik.

    Sorunun tamamını yazarsanız yardımcı olabilirim.

    • 559 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan
  • Tarih: Mayıs 11, 2016 soruldu. Ders: Sosyal Bilgiler.

    Milli hakimiyet anlamına da gelen milli egemenlik: Milletin özgür iradesi ile oluşturduğu devletin, hiçbir kişi, zümre yada oluşumu kendi gücü üzerinde görmemesi, kendi ülke sınırları içerisinde yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kullanabilen tek merci olması, ülke dışından gelebilecek hiçbir etki ve sınırlamayı kabul etmemesi, demektir.

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” denilmek suretiyle, millet iradesinin gücü üzerinde hiçbir gücün varlığının kabul edilmeyeceği açıkça vurgulanmıştır.

    En genel anlamıyla Milli egemenlik (Milli hakimiyet): “Devletin ülke toprakları üzerinde siyasi yönetim yetkisini kullanma hakkıdır.”

    Atatürk’ün milli egemenlik ile ilgili bir sözü: Halk, milli egemenliği benimsemeli ve memlekette tek egemen ve etkenin kendisinden ibaret olduğunu unutmamalıdır. 1923 (Atatürk’ün S.D. II, s.53)

    kaynak:ataturkdevrimleri.com

    • 570 gösterim
    • 2 cevaplar
    • 0 puan
    • 530 gösterim
    • 1 cevaplar
    • 0 puan